Şifre Sıfırlama

Üreme Sistemi ve Embriyonik Gelişim

İnsanlarda Üreme Sistemi

Üremek canlıların genetik bilgisini ve temel özelliklerini yeni nesillere aktarmasını sağlar. Böylece canlılığın devamı sağlanır. Üremek canlıların ortak özelliklerinden birisidir.

Üreme Sistemi İle İlgili Kavramlar

  • Aynı türden olan ve cinsiyetleri farklı olan her bir bireye eşey denir.
  • Cinsiyetleri farklı olan bireylerin üreme organlarının farklıdır. Bireyin vücudunda yumurtalık varsa dişi, testis varsa erkek olarak adlandırılır.
  • Eşeyi farklı olan iki bireyin üreme hücrelerinin birleşmesiyle meydana gelen üreme çeşidine eşeyli üreme denir.
  • Üreme organlarına gonat, üreme hücrelerinden her birine gamet, gametlerin birleşmesi olayına döllenme, gametlerin birleşmesiyle oluşan hücreye ise zigot denir.
  • Üreme sistemi, üreme organları ve bu organların çalışmasını düzenleyen eşeysel bezlerin (dişilerde yumurtalık, erkeklerde testis) birlikte oluşturduğu sistemdir.

Erkek Üreme Sistemi

Erkek üreme sistemi; testisler, sperm taşıyan kanallar, yardımcı bezler ve penis olmak üzere dört bölümden oluşmuştur.

Testisler (Er Bezleri)

  • Testisler sperm üretme organıdır.
  • Embriyonal gelişim döneminde karın boşluğunda bulunur, doğumdan hemen önce testis torbasına (scrotuma) iner.
  • Testisler, vücutta çift olarak bulunur.
  • Ana görevi, erkek üreme hücresi olan spermleri üretmek ve eşey hormonlarını salgılamaktır.
  • Testislerin büyük bölümü, kıvrımlı seminifer tüpçüklerden oluşmuştur.
  • Seminifer tüpçüklerde, sperm ana hücrelerinden (2n) mayoz bölünme ile sperm (n) üretilir (spermatogenez). Seminifer tüpçükler içinde, farklılaşmanın çeşitli evrelerinde olan üreme hücreleri (sperm) ve sertoli hücresi bulunur.
  • Sertoli hücresi, üreme hücrelerini korur ve besler. Seminifer tüpçükler dışında yer alan leydig hücreleri, androjenler adı verilen eşey hormonlarını salgılar. En önemli androjen testosterondur.

Yardımcı Bezler

  • Yardımcı bezler, seminal kese, prostat bezi ve bulboüretral bezlerden (cowper bezi) oluşur.
  • Bu bezlerin salgıladığı seminal sıvı ve bu sıvıda bulunan sperm karışımına, semen denir.

Seminal kese,

  • Semen sıvısını oluşturan bezlerden seminal keselerinin sıvısı, koyu sarımsı renkte ve bazik özelliktedir.
  • Mukus, fruktoz şekeri, enzim, askorbik asit (C vitamini) içerir.

Prostat bezi,

  • Prostat bezi, spermlerin dışarı atılması sırasında kasılarak idrar girişini engeller.
  • 40 yaşını aşan erkeklerin birçoğunda prostat büyümesi görülür.
  • Prostat bezi, salgısını ince kanallar aracılığıyla doğrudan üretraya iletir. Sulu süt görünümündeki sıvı pıhtılaşma önleyici enzimler içerir.

Cowper bezi,

  • Prostat bezi altında bulunan ve üretra boyunca yer alan bir çift küçük bezdir.
  • Üretrada kalmış asidik idrar kalıntısını nötralize eden saydam bir mukus salgılar.

Sperm Taşıyan Kanallar

Sperm kanalları, epididimis ve vas deferens (boşalma kanalı) boşaltım sistemine üretra ile bağlanır.

Epididimis

  • Spermlerin seminifer tüpçüklerden çıktıktan sonra ulaştığı ilk kanaldır.
  • Epididimis, insanda yaklaşık 6 m uzunlukta ve kıvrımlı yapıdadır.
  • Spermler burada olgunlaşmasını tamamlayarak hareket kazanır.
  • Sperm, dölleme yeteneğini dişi üreme sisteminin kimyasal ortamında kazanır.

Vas deferens

  • spermlerin, epididimisten sonra geçtiği kanaldır.
  • Vas deferens, düz kas yapısına sahiptir. Bu kanal, idrar kesesinin arkasına dolanarak seminal keseden gelen bir kanalla birleşip boşalma kanalını oluşturur.
  • Vas deferens, boşaltım kanalına (üretra) bağlanır. Üretradan spermin dışarı atılmasını sağlar.

Penis

Penis, üretrayı ve silindirik yapıda üç süngerimsi sertleşebilen dokuyu içeren erkek dış üreme organıdır. Üretra aynı zamanda idrarın dışarı atıldığı kanaldır.

Sperm Hücresinin Oluşumu (Spermatogenez)

Erkek bireylerin eşey bezlerinde 2n kromozomlu sperm ana hücrelerinden (spermatogonyum), spermlerin oluşmasına spermatogenez denir. Erkek birey ergenliğe ulaşmadan önce sperm ana hücreleri mitozla çoğalır. Mitoz bölünme ile çoğalma ergenlik sonrasında da devam eder. Böylelikle erkek bireyler sürekli sperm üretebilirler. Bir spermin, sperm ana hücresinden üretimi için geçen süre ortalama süre 70 gündür. Yetişkin ve sağlıklı erkek birey günde ortalama 3 milyon sperm üretir.

Bölünmeye başlayacak olan sperm ana hücresi (spermatogonyum) gelişerek mayoz bölünmeye hazırlanır. Gelişmiş ve mayoz bölünmeye hazır hücrelere birincil spermatosit denir. Mayoz I evresini tamamlayıp ikiye bölünen n kromozomlu (haploid) hücrelere ikincil spermatosit hücreleri denir.

Spermin Yapısı

Sperm hücresi baş bölüm, orta bölüm ve kamçı olmak üzere üç kısma ayrılır. Baş kısmın ucunda akrozom adı verilen, döllenme sırasında yumurtanın zarının delinmesini sağlayan kısım bulunur. Akrozom kısmının biraz yanında genetik bilgiyi taşıyan çekirdek kısmı bulunur (ek bilgi: yumurtanın içine giren tek sperm bölümü çekirdek bölümüdür, diğer kısımlar yumurta hücresine girmez).

Spermin hızlı hareket etmesi için çok sayıda mitokondri orta kısımda oksijenli solunum yapar. Kamçı ise sperme hareket yeteneği kazandırır. Canlı türüne göre sperm yapısı ve sayısı çeşitlilik gösterir.

Kadın Üreme Sistemi

Dişi üreme sistemi; yumurtalıklar (ovaryumlar), yumurta kanalı (fallopi tüpü), döl yatağı (rahim) ve vajinadan oluşur.

Yumurtalıklar (Ovaryumlar)

Karın boşluğunda sağda ve solda olmak üzere bir çift organdır.

Yumurtalıklar hem hormon hem de yumurta üretir. Bu hormonlar östrojen ve progesteron hormonlarıdır.

Her iki yumurtalıkta foliküller yer alır. Foliküllerde, oosit denen kısmen gelişmiş yumurta hücresi ve yumurtayım çevreleyen destek hücreleri yer alır.

Mayoz bölünme ile her ay genellikle bir yumurtalıktaki foliküllerden birinde mayozla, yumurta hücresi üretilir.

Yumurta Kanalı (Fallopi Tüpü)

Yumurta kanalları yumurtalıklardan rahime uzanan bir çift tüptür.

Yumurtalıklara yakın olan ucu kirpikli huni şeklindedir. Diğer ucu ise rahim boşluğuna açılır.

Kirpikli huni bölümü, yumurtalıklardaki folikülde olgunlaşan ve serbest bırakılan yumurtayı iç yüzeyindeki silli epitel hücrelerinin yardımıyla yakalayıp rahme iletir.

Yumurta kanalında, yumurtanın spermle karşılaşması hâlinde döllenme gerçekleşir.

Döl Yatağı (Rahim)

Karın bölgesinin alt tarafında, idrar kesesinin arkasına yerleşmiş kalın duvarlı, kaslı bir organdır.

Döl yatağı, iç kısmını döşeyen epitel tabakası ve kan damarı içerir.

Âdet döngüsünde hormonların etkisiyle endometriyum kalınlığı (en içteki tabaka) artar. Buradaki hücreler mitoz bölünmeler geçirerek bu tabakayı kalınlaştırıp embriyo gelişimi için hazırlar.

Vajina

Vajina; döllenmemiş yumurtanın dışarı atılmasını, çiftleşme sırasında spermlerin dişi vücuduna bırakılmasını sağlayan dişi üreme sisteminin dışa açılan bölümüdür.

Aynı zamanda doğumun gerçekleşmesini sağlayan açıklıktır.

Birçok mikroorganizmaya karşı koruma ortamı sağlayan asidik bir pH’ye sahiptir. Asidik ortamın sabun gibi temizlik maddeleri nedeniyle bozulması birçok hastalığa neden olur.

Yumurta Hücresinin Oluşumu (Oogenez)

Döllenme sonucu oluşan hücrenin daha hızlı bölünmesi ve yeterli besin alabilmesi için yumurta hücresi mayozla oluşurken bütün sitoplazma bir hücrede toplanır. Oluşan küçük hücrelerde sitoplazma yok denecek kadar azdır ve bu hücrelere kutup cisimciği denir. Kutup cisimcikleri mayoz bölünme bittikten sonra eriyerek kaybolur. Oluşan büyük yumurta hücresine ootit denir. Ootit hücresi üreme yeteneği alacak şekilde farklılaşır ve yumurta hücresine dönüşür (diğer adımlardaki isimlere resimden bakabilirsiniz).

Oluşan yumurta hücresinin büyüklüğü ve içerdiği kromozom sayısı canlıdan canlıya değişir. İnsan yumurta hücresinin hacmi, insan sperm hücresinin hacminden 250 bin katı kadardır.

Memelilerde yumurta zona pellusida adı verilen bir zarla çevrilidir. Bu zar protein, glikoprotein ya da polisakkaritten oluşur. Zona pellusida, yumurtayla aynı türe ait spermlerin döllenmesini sağlar.

Menstrual Döngü (Yaklaşık 28 Gün)

Menstrual döngü, yumurtanın oluşup vajinadan atılmasına kadar geçen sürece denir. Yaklaşık 28 gün sürmektedir. Menstrual döngü sırasında embriyonun tutunmasına uygun hale gelmesi için rahim duvarının kalınlığı değişir. Menstrual döngü kadınlarda ergenlik sürecinde başlar ve genellikle 45-55 yaşları arasında son bulur. Menstrual döngünün sona ermesine menopoz denir.

Menstrual döngü; folikül evresi, ovulasyon evresi, korpus luteum evresi ve menstrüasyon evresi olmak üzere 4 evrede gerçekleşir.

1) Folikül Evresi (12-14 Gün)

  • Folikülde yeni bir yumurtanın geliştiği evredir.
  • FSH hormonuyla uyarılan yumurtadaki foliküllerden birisi gelişir, folikül kılıfı kalınlaşır ve içi sıvı dolar.
  • Foliküldeki yumurta olgunlaşarak döllenme özelliği kazanır.
  • Gelişen folikül kana östrojen salgılar ve kandaki FSH hormonunu baskılar.
  • Folüklde yumurtaların olgunlaşma süresi 12-14 gün sürer.
  • Östrojen hormonu yumurta kanalının, ovaryumun ve döl yatağının (uterus) büyüyüp gelişmesini uyarır. Dişiler için ikincil eşey karakterleri olan kılların çıkması, kalçanın genişlemesi, göğüslerin büyümesi gibi özelliklerin kazanılması sağlanır.

2) Ovulasyon Evresi (Yaklaşık 2 Gün)

  • Folikülün çatlayıp yumurtanın, follopi tüpüne geçme evresidir.
  • Ovulasyon (yumurtalama) hipofizin LH hormonunun etkisi altında gerçekleşir.
  • Follopi tüpünde ilerleyen yumurta burada sperm ile karşılaşırsa döllenme gerçekleşir.

3) Korpus Luteum Evresi (10-14 Gün)

  • LH, parçalanan folikülün sarı yağ damlacıkları ile kaplanmasını sağlar. Folikülün bu haline korpus luteum denir.
  • LH’nin korpus luteumu uyarmasıyla bu yapı, östrojen ve progesteron salgılar. Artan östrojen ve progesteron hormonları miktarı, negatif geri bildirimle, LH ve FSH salgılarının azaltılmasına neden olur.
  • Böylelikle gebelik varsa bu hormonların miktarının azalması yeni bir yumurtanın oluşumunu engeller.
  • Östrojen ve progesteron hormonları, rahimdeki kan damarlarının genişlemesini ve buradaki bezlerin büyümesini uyarır. Böylece rahim, olası bir gebelikte embriyonun tutunup gelişmesi için hazır hâle getirilir. Korpus luteum evresi 10-14 gün sürer.
  • Gebeliğin devamı için korpus luteum bozulduktan sonra, progesteron salgılama görevini 5. aydan itibaren plasenta üstlenir. 5. aya kadar korpus luteumun bozulmamasını sağlayan insan koryonik gonadotropin (hCG) hormonu, insanda gebeliğin tespitinde de kullanılır.

4) Menstruasyon Evresi (1-2 Gün)

  • Yumurta döllenmezse (gebelik yoksa) korpus luteum parçalanır.
  • Düşen östrojen ve progesteron seviyeleri, FSH ve LH üzerindeki negatif geri bildirimi kaldırarak bu hormonların yeni bir döngü başlatmalarını sağlar.
  • Bozulan korpus luteumdan salgılanan hormon miktarındaki düşme, kalınlaşan endometriyumun kan damarlarının daralmasını sağlar.
  • Kan dolaşımı azalan rahim duvarının parçalanmasıyla döllenmemiş yumurta, bir miktar doku parçası ve kan ile birlikte vücut dışına atılır. Buna menstrüasyon (âdet kanaması) denir ve genellikle birkaç gün sürer.
  • Âdet kanaması başlayınca, aynı zamanda yumurtalıkta bulunan folikül de olgunlaşmaya başlar. Dolayısıyla yeni bir menstrual döngü başlamış olur.

 

İnsanlarda Embriyonik Gelişim

Olgun yumurta ile spermin haploit çekirdeklerinin birleşmesine döllenme, döllenmiş yumurtaya ise zigot denir. Yumurta, spermleri kendine çekmek için bazı özel kimyasallar salgılar. Sperm yumurta içersine girer girmez, girdiği yerden başlayarak bir döllenme zarı oluşturur. Buna kabuk tepkimesi denir. Yumurta kanalında döllenme gerçekleştikten sonra embriyonun rahimde gelişim süreci devam eder. İnsanlarda toplam gebelik süresi 38-40 haftadır. Döllenme sonucu oluşan zigot, önce embriyo, farklılaşmanın ileri evrelerinde fetüs adını alır.

Günümüzde embriyonik gelişim aşamalarının detaylı araştırılması ve bu konulardaki bilimsel ilerleme sayesinde bebeklik dönemlerindeki gelişim sorunları hamilelik döneminde tespit edilebilmekte ve tedaviye yönelik adımlar atılabilmektedir. Bu yüzden hamilelik sürecinde doktor gözetimi çok önemlidir.

Zigotun bölünerek sayıca ve hacimce artmasına büyüme denir. Büyümeyle boy ve kilo artışı gibi vücut ölçülerinde değişiklikler gözlenir. Gelişme ise zigotun kendi türüne ait özellikleri gösteren ergin bir hale gelmesini içeren bir kavramdır. Büyüme ve gelişme üzerinde kalıtım ve çevresel faktörler etkilidir. Zigotun büyüme ve gelişmesi sırasıyla; segmentasyon, gastrulasyon, farklılaşma ve organogenez dönemleriyle gerçekleşir.

Büyüme ve Gelişme Evreleri

Segmentasyon Evresi (Yaklaşık 3 Gün)

Zigot, yumurta kanalında sillerin hareketi ve düz kasların yardımıyla rahime doğru ilerlerken segmentasyon adı verilen birbirini izleyen hızlı mitoz bölünmeler geçirir. Hücre büyümesi görülmeden zigot gittikçe küçülen hücrelere bölünür. Bu nedenle hücre sayısı artmasına rağmen toplam hacim, zigot ile aynıdır. Hücrelerin DNA’sındaki genlerin tamamı aktiftir.

  • Segmentasyon evresi yumurta kanalında gerçekleşir ve yaklaşık 3 gün sürer. Bu süreçte hücreler besin kaynağı olarak sitoplazmasını kullanır.
  • Mitoz bölünmeler sonucu oluşan hücrelerden her biri blastomer adını alır. Blastomerler bölünmeye devam ederek çok sayıda hücre oluşmasını sağlar.
  • Oluşan bu hücreler, aynı büyüklükte ve kalıtsal yapıdaki dut görünümlü hücre topluluğu olan morulayı oluşturur.
  • Sekiz kez mitoz bölünme geçirdikten sonra hücreler, kenarlara doğru göç eder ve içi boş, top şeklindeki hücre topluluğu blastula oluşur.
  • İçindeki sıvı dolu boşluk, blastula boşluğu (blastosöl) adını alır.
  • Blastula evresindeki hücre kitlesine blastosist denir. Blastosist halindeki embriyo, rahime ulaşır ve döl yatağına tutunmaya başlar.
  • Blastosistten alınan hücrelere embriyonal kök hücre denir. Bu hücrelerin, hücre kültürü gibi ortamlarda çoğaltılmasıyla birçok hücreye dönüşebilme yetenekleri vardır.
  • Blastosistin rahim iç duvarına (endometriuma) tutunmasına implantasyon denir. İmplantasyondan sonra embriyoyu koruyan; amniyon, koryon, vitellüs, allantoyis zarları oluşur. Bu zarlar, embriyonik zarlar adını alır.

Segmentasyon evresinden sonra hücre bölünme hızı azalır ve oluşan hücrelerin türe özgü şekil aldığı embriyonik gelişimin büyüme ve farklılaşma evreleri başlar.

Gastrulasyon Evresi

  • Gastrulasyon evresi, implantasyonun tamamlanmasıyla başlar.
  • Blastosistin alt yüzeyindeki bir hücre takımı, hücre göçüyle blastula boşluğuna doğru hareket eder. Bu evrede tek tabakalı olan blastula, gastrulaya dönüşür.
  • Gastrula boşluğu oluşur ve boşluğun dışarı açılan kısmına blastopor (ilk ağız) denir.
  • Gastrula boşluğu ileriki dönemlerde sindirim borusunu, blastopor ise ağzı oluşturacaktır.
  • Gastrulasyon evresinde, ileride çeşitli doku ve organları oluşturacak olan ektoderm (dış deri) ve endoderm (iç deri) hücre tabakaları meydana gelir.

Farklılaşma Evresi

  • Farklılaşma evresinde gastrulasyondan sonra içeriye doğru göç eden hücreler blastosölde üçüncü bir tabaka oluşturur ve bu tabaka mezoderm (orta deri) adını alır.
  • Mezoderm tabakası da endoderm ve ektoderm tabakası gibi ilerde çeşitli doku ve organları meydana getirir.

Organogenez Evresi

  • Organogenez evresinde ektoderm, endoderm ve mezoderm tabakalarından, organ taslakları oluşur.
  • Örneğin mezoderm tabakasından böbrek, üreme organları gibi yapılar oluşur.
  • Birçok organ, birden fazla embriyonik tabakadan meydana gelebilir.

Ektoderm, Mezoderm ve Endoderm’den Farklılaşarak Gelişen Organ ve Sistemler

Birçok organ, birden fazla embriyonik tabakadan meydana gelebilir. Örneğin sindirim borusunun ön ucu ağızdır ve ağız içi ektodermden köken alırken bağırsak epiteli endodermden köken alır. Buna embriyonik indüksiyon denir.

Fetal Evre

Döllenmenin 4. haftasında kalp, dakikada yaklaşık 65 atımla (nabızla) çalışmaya başlamıştır. Gebeliğin 3. ayından sonra embriyo, fetüs olarak adlandırılır. Bu döneme fetal evre denir. Fetal evrede organlar artık daha belirgin bir hal alır. Ancak doğuma kadar hatta doğumda bile fetüsün sinir sistemi, böbrekler ve karaciğer gelişimi tam anlamıyla tamamlanmamıştır.

  • Fetüs özellikle gebeliğin son 3 ayında ağırlaşır ve boyca uzar.
  • Gebeliğin 3 ve 4. aylarında omurilik ve beyin sapı ile ilgili refleksler oluşmasına rağmen merkezî sinir sisteminin beyin kabuğunu ilgilendiren işlevleri doğumda bile tam gelişmemiştir.

Genellikle hamileliğin tamamlanması sonucu yaklaşık 270 gün sonra çocuk doğar. Bu dönemden önce doğan çocuklar prematüre olarak adlandırılır.

Hamilelikte Bebeğin Gelişimini Olumsuz Etkileyen Faktörler

Gebelik süreci hem genetik hem de çevresel faktörlerden etkilenen bir süreçtir. Bebeğin gelişimini etkileyen en önemli çevresel faktörlerden biri annenin ve çevresindekilerin kullandığı zararlı maddelerdir. Sigara, alkol, madde bağımlılığı gibi alışkanlıklar anne ve bebek sağlığını doğrudan olumsuz etkiler.

Gebelik sürecindeki beslenme yanlışlıklarının veya eksikliklerinin gelişmekte olan bebek üzerindeki etkileri mevcuttur. Bu olumsuz etkilerin sınırlandırılması için annelerin vitamin, mineral ve kalsiyum dengelerine dikkat etmekle birlikte sağlıklı (yağ ve protein açısından dengeli) bir yeme alışkanlığına sahip olmaları gerekir.

Şerif PAÇACI

Sosyal Medyada Paylaş

194 Görüntülenme

Eklenme Tarihi: 05.04.2021 22:09
Son Güncelleme: 01.01.1970 00:00

0 Yorum

İPTAL
Bu işlemi gerçekleştirebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir!